Haber Tarihi : 14.08.2018 17:22:02

Rabia Katliamının Üzerinden Tam 5 Yıl Geçti

Uluslararası Af Örgütü (UAÖ), darbeci Mısır yönetiminin Rabia Katliamı’nın beşinci yılında hâlâ kimseye hesap sormadığını ve bu cezasızlığın, ülkedeki benzersiz insan hakları krizinin en somut örneği olduğunu söyledi.

Darbeci güçler, 2013 yılında Kahire’deki Rabiatul Adeviyye ve El-Nahda meydanlarında protestolara katılan en az 900 kişiyi öldürmüştü. UAÖ Kuzey Afrika Kampanyalar Direktörü Najia Bounaim konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi’nin rejimi, 2013 yazı katliamının hafızasını bütünüyle yok etmek istese de yaşananların hayaleti daima el-Sisi yönetiminin üstünde dolaşacaktır” dedi.



“İNSAN HAKLARI İHLALLERİ BUGÜNE DEK GÖRÜLMEYEN BOYUTLARA ULAŞTI”

“Mısır yetkililerinin protestocuların haklarını hiçe sayması ve kitlesel cinayetlerle ilgili hiç kimseden hesap soramaması, güvenlik güçlerinin insan haklarını hiçbir ceza almadan ihlal edebileceklerini düşündüğü bir ortama zemin hazırladı” diyen Bounaim, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Rabia Katliamı, Mısır’daki insan hakları açısından dehşet verici bir dönüm noktasıdır. Mısırlı güvenlik güçlerinin son beş yıldır gerçekleştirdiği zorla kaybetme ve yargısız infazlar gibi insan hakları ihlalleri bugüne dek görülmeyen boyutlara ulaştı”.

“739 KİŞİ HAKKINDA GÖSTERMELİK BİR YARGILAMA BAŞLATILDI”

Mısır yetkilileri, katliamın mağdurlarına adalet sağlamaya çalışmak yerine, o gün protestolara katılan gazeteciler ve fotoğrafçılar da dahil olmak üzere 739 kişi hakkında göstermelik bir yargılama başlatıldı. Sanıkların hepsi izinsiz protestolara katılmakla suçlanıyor ve cinayet, ’halkı kanuna karşı gelmeye kışkırtmak’, ’yasadışı grup üyeliği’, ’yasadışı toplantı’ ve şiddete karışmak gibi çeşitli suçlamalarla da yargılanıyor. Savcıların 739 sanıktan her birinin bireysel sorumluluğunu ortaya çıkaracak kanıt sunamamasının yanı sıra, Kahire Ağır Ceza Mahkemesi’nin de sanıkların sorumluluğunu kanıtlayamaması, bu yargılamayı ağır bir adaletsizliğe dönüştürdü. Buna rağmen aralarında ‘Şevkan’ adıyla bilinen düşünce mahkumu Mahmut Ebu Zeyd’in de bulunduğu 75 sanık ölüm cezasıyla karşı karşıya bırakıldı.

"BAZILARININ BU HAKKIN BEDELİNİ BELKİ DE HAYATIYLA ÖDEYECEK OLMASI DEHŞET VERİCİDİR"

7 Temmuz’da Temsilciler Meclisi, hükümet tarafından sunulan ve Cumhurbaşkanı el-Sisi’nin seçtiği Silahlı Güçler’in kıdemli yetkililerine yargı muafiyeti ve ayrıcalıklar sağlayan yasa taslağını onayladı. Yasanın, nihai onay için gerekli üçte ikilik Meclis çoğunluğu da alması bekleniyor. Söz konusu yeni yasa, güvenlik yetkililerine Anayasa’nın askıya alındığı 3 Temmuz 2013 ile 10 Ocak 2016 tarihleri arasında görev başındayken gerçekleştirdikleri tüm fiillerle ilgili olarak yargı muafiyeti sağlıyor. Yasanın 6’ıncı maddesi, ‘yetkililerin, görev süreleri ve mahkemeye çağrıldıkları süre boyunca diplomatik heyetlerin başkanları ve üyelerine tanınan özel muafiyetlerden de faydalanmasını’ öngörüyor.

UAÖ Kuzey Afrika Kampanyalar Direktörü Najia Bounaim, sözlerini şu şekilde tamamladı: "Yetkililer, Rabia Katliamı’na katılan güvenlik güçlerinin faydalandığı öncelikleri utanmazca çoğaltırken, ifade özgürlüğü ve toplanma hakkını kullanan protestocuları ve gazetecileri yargılıyor. Bazılarının bu hakkın bedelini belki de hayatıyla ödeyecek olması dehşet vericidir".