Türkiye Tüp Bebekte Avrupa'ya Göre Daha Başarılı

Haber Tarihi : 02.05.2018 11:03:11 Prof. Dr. Faruk Buyru, Türkiye’nin tüp bebek konusunda Avrupa’ya göre daha başarılı olduğunu belirterek, "Başarı oranları ülkemizde diğer ülkelerle karşılaştırılabilir durumdadır. Amerika Birleşik Devletlerinde daha yüksek doz ilaç kullanılarak daha çok embriyo elde edilmeye çalışılmaktadır. Avrupa’da genel olarak ülkemize ve ABD’ye göre gebelik oranları daha düşüktür" dedi.
A +   A -

Tüp bebek, kısırlığın en başarılı tedavisi. 1980’lere kadar çocuğu olmayan pek çok çift bu yöntem sayesinde çocuk sahibi oldu. Tüp bebek tedavisinde her ne kadar gebelik şansı yüksek olsa da tedaviye başlarken başarısızlık olasılığı da göz önünde bulundurulmalıdır. Tüp bebek başarısızlığının bilinen ve bilinmeyen pek çok nedeni olabiliyor. Başarısızlık durumunda tiroid, şeker araştırılması yapılabiliyor.

Çevresel faktörler de göz ardı edilmemelidir. Kadının veya eşinin sigara kullanımı yumurta ve sperm kalitesini, rahim iç tabakasını olumsuz etkileyerek başarısızlık olasılığını arttırıyor.

Geçirilmiş enfeksiyonlar, kürtaj gebe kalma şansını azaltıyor

Prof. Dr. Faruk Buyru, gebe kalma şansını etkileyen en önemli iki faktörün embriyo kalitesi ve rahim içinin durumu olduğunu vurgulayarak, "Embriyo kalitesi kadının yaşı, yumurtalık rezervi, spermlerin durumu ve tedavi süreci ile yakından ilgilidir. Gebeliğin yerleşeceği rahim iç tabakası veya endometrium da embriyo kalitesi kadar önemlidir. Geçirilmiş enfeksiyon ve kürtaj gibi müdahaleler rahim iç tabakasını bozmuş olabilir. Doğuştan rahim şekil bozuklukları, rahim içi bölme gibi problemler gebe kalma şansını azaltır ve ultrasonografi, rahim filmi bunların teşhisinde yardımcı olur. Yine sonradan ortaya çıkan polip, miyom, rahim içi yapışıklıklar da tüp bebek tedavisinden önce düzeltilmesi gereken problemlerdendir. Histeroskopi rahim içi ile ilgili problemlerin hem teşhis, hem de tedavisinde en önemli araçtır" dedi.



"Avrupa’da gebelik oranları Türkiye’ye göre düşük"

Prof. Dr. Faruk Buyru, embriyo kalitesi ve rahim iç tabakası iyi olduğu halde embriyo transferi yapılırken yapılan hataların da işlemin olumsuz sonuçlanmasına neden olabileceğini belirterek, "Bu nedenle embriyoların rahim içine yerleştirilmesi esnasında çok dikkatli olunmalı, işlem ultrasonografi eşliğinde ve dolu mesane ile yapılmalıdır.Başarı oranları ülkemizde diğer ülkelerle karşılaştırılabilir durumdadır. Amerika Birleşik Devletlerinde daha yüksek doz ilaç kullanılarak daha çok embriyo elde edilmeye çalışılmaktadır. Avrupa’da genel olarak ülkemize ve ABD’ye göre gebelik oranları daha düşüktür. Bu hem uygulanan tedavi protokollerinden hem de laboratuvar koşullarındaki farklardan kaynaklanabilir. Bu faktörlerden dolayı merkezler arasında da başarı oranlarında farklılıklar olabilmektedir" diye konuştu.



Her yaş grubundan kadın tüp bebek için başvuruyor

Prof. Dr. Buyru, genel olarak tedaviye başlamak için bir yıl beklemek önerilse de adet düzensizliği olan, yumurtalıkla ilgili ameliyat geçiren veya 35 yaşın üzerindeki kadınların 1 yıl beklemesinin zaman kaybına neden olabileceğini kaydederek, "Kırk yaş üzeri kadınlarda başarı oranı azalmakta, gebelik olsa dahi düşük riski artmaktadır. Bazı merkezler 45 yaş üzerindeki kadınlarda gebelik şansı çok düşük olduğu için tedavi için bu hastaları kabul etmemektedir" dedi.



Açıklanamayan tüp bebek başarısızlığı olabiliyor

Prof. Dr. Faruk Buyru, zaman zaman da her şey çok iyi gittiği halde işlemin hayal kırıklığı ile sonuçlanabildiğini vurgulayarak, "Embriyolar ve rahim içi çok iyi olduğu halde hasta gebe kalamıyor. Açıklanması en zor durum da aslında budur. Çok sık rastlanmasa da nasıl ki açıklanamayan kısırlık diye bir kavram varsa açıklanamayan tüp bebek başarısızlığı da vardır. Yani her şey çok iyi olduğu halde gebelik elde edilememiştir. Bu çiftlerin çoğu sonraki tedavide gebe kalacaktır. Eğer önceki tedaviden kalan dondurulmuş embriyolar varsa öncelikle bunlar transfer edilerek gebelik sağlanmaya çalışılır. Rahim içinde problem olup olmadığı ultrasonografi ile araştırılır, şüpheli bir şey varsa histeroskopi yapılır. Tiroid fonksiyonları daha önce araştırılmamışsa araştırılabilir. Embriyo transferinde hata yapılmış olabilir, transfer yöntemi gözden geçirilir" şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Buyru, başarısızlık durumunda hastaların, "acaba neyi yanlış yaptım’’ diye düşünmeden edemediğini ifade ederek, "Aslında istirahat dahil, hastanın transfer sonrası başarıdaki payı verilen ilaçları doğru kullanması ile sınırlı. Yapılan araştırmalarda embriyo transferi sonrası kalkıp yürüyenlerle, 10 gün boyunca istirahat edenler arasında gebelik olasılığı açısından bir fark olmadığı gösterilmiş. Yani ben istirahat etmedim veya çalıştım gibi şeylerle hastanın kendini suçlamaması gerekiyor, bunların başarıda hiç etkisi yok. Aslında transfer sonrası verilen pek çok ilaca da gerek yok. Embryo transferinden sonra kullanılan antibiyotik, kortizon, Aspirin ve kan sulandırıcı ilaçların etkinliği kanıtlanmış değil, yani bunlar kullanılmasa da olur. Transfer sonrası mutlaka kullanılması gereken ilaç iseprogesterondur" diye konuştu.

Prof. Dr. Faruk Buyru, embriyo kalitesi çok iyi olmayanlarda ise bunu düzeltebilmek için bazı şeyler yapılabileceğini belirterek, "Bazı hastalarda farklı aylarda yapılan tedavilerde embriyo kalitesi farklı olurken, bazılarında ne yazık ki iyi kalitede embriyo elde etmek mümkün olmuyor. Burada tedavi protokolü başta olmak üzere bazı şeyleri gözden geçirmek gerekir. Kullanılan ilaçların dozu da dikkatle değerlendirilmelidir. Yeterli yanıt oluşturacak dozun altında kalınması yeterli sayıda yumurta oluşmasını engelleyebilir. Tedavinin beşinci gününde ilaç dozu tekrar gözden geçirilebilir. Sonraki ayda daha iyi sonuç alınacağına inanılıyorsa tedavi iptal edilip daha iyi yanıt alınacak ay beklenebilir. Tedavi başlangıcında yumurtalıklar değerlendirilerek en uygun ay beklenir. Başlangıçta kullanılacak ilaç dozu yüksek ise veya kadının yumurtalıkları aşırı yanıt veriyorsa bu da bazı olumsuz sonuçlara yol açabilir. Bu durumda en uygunu yumurta toplandıktan sonra elde edilen embriyoların tümünün dondurularak sonraki aylarda rahim içine yerleştirilmesidir" ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Buyru, embriyo kalitesi ve sayısının iyi olduğu durumlarda yumurta toplandıktan beş gün sonra blastosist transferi yapılmasının gebelik şansını arttırabileceğini vurgulayarak, "Ancak bazı hastalarda embriyoların beşinci güne kadar büyümesinde sorun olabilmektedir. Yine embriyo sayısı az olanlarda da transfer için beşinci güne kadar embriyo büyümesini beklemek gereksizdir. Embryo sayısı az olanlarda yumurta toplandıktan sonra ikinci günden itibaren transfer yapılabilir" dedi.