'Kültürümüzü Yozlaştıran Diziler Arttı'

Haber Tarihi : 02.04.2019 09:41:28 Türk halkı olarak dizi izlemeyi seviyoruz. Ancak son yıllarda dizilerin oluşturduğu algıların boyutları çok ciddi diyen İstanbul Aydın Üniversitesi Yeni Medya Bölümü Öğr. Üyesi Dr. Nur Emine Koç, yerli yapım dizilerin kültürümüzü yozlaştırdığını söyledi.
A +   A -

Son yıllarda yerli yapım dizilerin toplumun, gelenek ve göreneklerini hiçe saydığını ifade eden, Dr. Nur Emine Koç, “Dizilerde eğitim ön plana çıkarılmalıdır. Bu da yapılamıyorsa mutlaka medya okuryazarlığı dersi, anaokulundan itibaren öğretilmeye başlanmalıdır” dedi.

Dizilerle ilgili Dr. Nur Emine Koç, “Televizyon dizileriyle, özellikle gençlere eğitimden yoksun bir gelecek hazırlatılmaya, toplum dönüştürülmeye çalışılıyor” diyerek şunları ekledi: “Birçok dizide, “Okuyup da ne olacaksın?” Söylemlerine çok rastladım. Verilen bu mesajların düzeltilmesi ve gençlerimizin eğitime özendirilmesi gerekiyor.”

Dizilerde eğitimle ilgili hiç bir mesaj verilmiyor

Genellikle subniminal mesajlarla eğitimi destekleyen değil de daha çok, eğitim almadan da legal olmayan yollarla ya da zengin birine âşık olarak da çok başarılı ve zengin olunabileceğinin vurgulandığı dizilerin ağırlıkta olduğunu ifade eden Koç, “Dikkat ederseniz yıllardan beri değişmeyen, parasal durumu iyi olmayan ve okumayan bir kız, zengin bir eş bulsun her şeyi olur, zengin olur, başarılı olur mesajı veriliyor. Kadınlar dizilerde sürekli evde oturuyor, yemek pişiriyor, çalışıyorsa asla yönetici yapılmıyor. Her zaman geri planda tutuluyor. Bunun haricinde gençler şiddete yönlendirilerek mafyatik dizilerle adaleti kendilerinin sağladıkları düşündürülüyor” dedi.

Bizler, bir dönem Türk normlarıyla tamamen çelişmesine rağmen, amcasının karısıyla aşk yaşayan iki karakteri kaçırmadan izledik diyen Koç, “Söylemiş olduğum dizide, Türk halkının çok sevdiği iki karakter özellikle seçildi ve bir haber olarak okuduğumuzda tepki göstereceğimiz ilişkiyi özellikle halkın seçtiği sevilen karakterlerle, ilgiyle izledik. Öyle bir anlattılar ki, asla kabul etmeyeceğimiz bu ilişkileri ne yapsın sevdiler diyebilenler bile çıktı. İşte bu noktada ortaya çıkan faktör, algı operasyonudur” diye ekledi.

“Medya okuryazarlığı zorunlu ders olmalı”

Aslında kontrolsüz dijital medya kullanımı için anaokulundan itibaren çocuklara alan uzmanları tarafından Medya Okuryazarlığı dersi verilmelidir diyen Koç sözlerine şöyle devam etti: “Çocuklar, izledikleri her şeyin fayda ve zararını bilerek, aldıkları bu eğitimle izlediği her şeyin bilincinde olacak. Bu nedenle aileler çocuklarını hiçbir zaman sahipsiz bırakmamalıdır. Çocuklar taklit eder. Rol model edinmeyi severler. Bunu medyadan da edinebilirler. Dijitalden ayrılamayız, vazgeçemeyiz ama bilişim teknolojilileri ve medya okuryazarlığı dersleri müfredata konulursa, kamu spotu niteliğinde birkaç dizi de yapılırsa farkındalık sağlanmış olur. Bilinçli nesiller bunların taklit edilecek bir şey olmadığını, sanal gerçeklik olduğunu kolayca idrak edebilir. Medyayı değiştiremiyorsak bakış açımızı değiştirmeliyiz.”