'İstanbul'un Hak Eden Ve Ehil Ellerce Yönetilmesi Hayat Memat Meselesidir'

Haber Tarihi : 11.05.2019 23:41:14 Milliyetçi Harekat Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Türkiye’nin ve İstanbul’un istikbalini güvenceye almak mecburiyetindeyiz. İstanbul’un hak eden ve ehil ellerce yönetilmesi geldiğimiz bu aşamada hayat memat meselesidir. Oy çalan her şeyi çalar, sandıkta hile yapan İstanbul’un istikbalini karartır. Oy hırsızlarını bulup adalete teslim etmek, en başta sorumlu makamda bulunanlar için namus ve haysiyet borcudur” dedi.
A +   A -

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, parti teşkilatı tarafından İstanbul’da özel bir otelde düzenlenen iftar programına katıldı.

Ezanın okunmasıyla oruçların açılmasının ardından Devlet Bahçeli, salonda bulunanlara hitap ederek, İstanbul seçimlerine yönelik değerlendirmelerde bulundu.

“TÜRKİYE’NİN VE İSTANBUL’UN İSTİKBALİNİ GÜVENCEYE ALMAK MECBURİYETİNDEYİZ”

İftar programında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Türkiye’nin ve İstanbul’un istikbalini güvenceye almak mecburiyetindeyiz. Birlik, dirliğimize, bekamıza sahip çıkmalıyız. Bunu yaparken ahlaki ilkelerimize tutarlı hayat çizgimize, yüksek ülkülerimize sağlım tutunmak ve sadık kalmak zorundayız. Büyük Türk düşünürü Yusuf Has Hacip insan için faydalı 3 şeyden bahsetmiştir. Bunlardan birincisi Erdem, ikincisi utanma, üçüncüsü ise doğruluktur. Yine büyük düşünürümüz asırlar öncesinde yöneticilerin akıllı bilgili, adil soylu haya sahibi, yumuşak huylu, merhametli, gözü tok, sabırlı, alçak gönüllü ve sakin tabiatlı olmalarını tavsiye etmiştir. Tamda bu güne uyacak derin ikaz ve tespiti yaşadığı dönemde dile geçirmiştir. Doğru yap, doğru söyle, doğruyu gizleme ancak gammaz olma dedikodu yapma temiz olan kendini temiz tutar. Temiz olanlar temizleri tutar, İstanbul tertemiz vicdanlara emanet edilmelidir. İstanbul şaibesiz, şüphesiz, lekesiz bir iradeyle yükselecektir. Erdemden uzaklaşmış utanma duygusundan mahrum kalmış doğruluğu kaybolmuş siyasilerin ihtiras sahiplerinin, Balasagunlu Yusuf’un hikmet dolu duyuş ve seslenişinden ders almalıdır. Milliyetçi Harekat Partisi bedeli ne olursa doğru söylemiş, doğru bir siyaset takip etmiştir. Bir yanda erdemli olduk, diğer yanda engelleri aştık. Bir yanda sükut kadar kimsesiz, diğer yanda çığlık kadar hür olduk. Bir yanda mazlumların umudu, bir yanda zalimlerin korkulu rüyası haline geldik. İnançlarımızdan taviz vermeden iddialarımız sancağından tuttuk. Her rüzgara yelken açacak kadar tarihsel yörüngemizden kopmadık. Her gürültüye pabuç bırakacak kadar ters düşmedik. Cumhurla cumhuriyeti kaynaştıran, hak ile haklıyı buluşturan milletle milliyetçiliği kucaklaştıran tarihsel ve yüksek bir şuurun bugünkü temsilcileriyiz. Yolumuza cumhur ittifakı olarak devam ediyoruz. Ne mutlu bizlere ki gönülleri birleşenler Cumhur İttifakı diyor. Haktan, hakikatten yana olanlar Cumhur ittifakıyla doğruluyor. Vatan, bayrak, millet sevgisinde eriyenler Cumhur İttifakıyla geleceği kavrıyor. Allah aşkıyla yanan yürekler Cumhur İttifakıyla umutlanıp ufuk ötesine bakıyor” dedi.



“İSTANBUL’UN HAK EDEN VE EHİL ELLERCE YÖNETİLMESİ HAYAT MEMAT MESELESİDİR”

İstanbul tarihi önemine vurgu yapan Devlet Bahçeli, “İstanbul Türk İslam medeniyetinin çınarıdır. Türk milletinin türbedarıdır. İstanbul Türkiye’nin özeti, Türk vatanını övüncüdür. Bu kent bir tarih bir şuur, bir dua, dilek, kutlu bir müjdedir. O müjde ki alemlere rahmet olarak inmiş peygamber efendimizin mübarek dudaklarından insanlığın hafızasına rahmet damlaları olarak dökülmüştür. Yedi tepesiyle camileriyle hanlarıyla, hamamlarıyla saraylarıyla, surlarıyla kültürüyle görgüsüyle her köşesinde tarihi yaşadığım, ecdadın izinin bulunduğu İstanbul’un hak eden ve ehil ellerce yönetilmesi geldiğimiz bu aşamada hayat memat meselesidir. Unutmayınız ki, İstanbul’un fethi dünyanın istikametini değiştiren çağ açıp çağ kapatan bir millet başarısıdır. Bu aziz şehri fetih eden Fatih Sultan Mehmet hana fethin manevi kılavuzu Akşemsettin Hocaya ve bütün görev alan kahraman ecdadımıza bu vesileyle Allah’tan rahmet diliyorum. Geçmiş geleceğin aynası, gelecek geçmişin bir sonraki adımıdır. İstanbul ise hem geçmişin kalpgahı, hem geleceğin karargahıdır. Sorarım sizlere Türk milletinin gururu gıpta edilecek kıymeti olan İstanbul boyunduruk altına nasıl girecektir. İstanbul’un kaderi terör örgütlerinin yani haçlı yedeklerinin tasallutuna nasıl havale edilecektir. Kandil çetesi, Pensilvanya şebekesi nasıl olurda İstanbul’da söz geçirecekler. Büyükşehir belediye başkanlığı seçimini hangi yetkiye dayanarak etkileyebileceklerdir” diye konuştu.



“NEYMİŞ ÇOK GÜZEL ŞEYLER OLACAKMIŞ, SİZİN GÜZELİNİZ YERİN DİBİNE BATSIN”

PKK’nın CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanına destek mesajları paylaştıklarını ifade eden Bahçeli, “Bin yıllık kardeşliğimiz celladı milli varlığımızın düşmanı bu ihanet ortaklarına inanan, umut bağlayan tek bir insanımız olabilecek midir? İstanbul böyle bir zillete onay verebilir mi? İstanbullu kardeşlerim böyle bir rezalete olur diyebilir mi? Terör örgütleri demokratik güç birliğinden bahsediyor. PKK’lı caniler sürekli açıklamalar yapıp, Ekrem İmamoğlu’nu övüyorlar. Ağız birliği etmişler, CHP büyükşehir belediye başkan adayına destek mesajı paylaşıyorlar. Neymiş çok güzel şeyler olacakmış, sizin güzeliniz yerin dibine batsın. Çirkinlik ne zamandır güzel olarak değerlendiriliyor. Biliniz ki, çirkin görünür, güzel bürünür. Kundaktaki bebeklere kurşun atılırken, güzel şeyler mi oluyordu. 19 Nisan’dan bugüne kadar 12 vatan evladı şehit düşerken de çok güzel şeyler mi yaşanıyordu. FETÖ çok güzel şeyler olacak diyor, CHP’de papağan gibi aynı şeyi tekrarlıyor. Martın sonu bahar diyorlardı, demokrasinin kara kışını yaşattılar. Bir CHP Milletvekili, ‘Kaynayan kazan taşmaz mı, sandıkları aşmaz mı, seçmenin oyunu, yok sayan darbeyle buluşma’ diyecek kadar millet düşmanı haline gelebilmiştir. Darbe çağrısı büyük bir suçtur. Hesabı mutlaka sorulmalıdır. İyiyi kirlettiler, güzeli lekelediler. Kısacası değerlerimize kast ettiler, işte zillet budur, işte rezalet bu kadar küstah ve cüretkardır. Şimdilerde AK Parti ile köprüleri atan eski Cumhurbaşkanı da 2009’da çok güzel şeyler olacak sözleriyle yıkım sürecinin fitilini tutuşturmuş, siyasi bir çürüme yaşamıştı. Şu kepazeliğe bakar mısınız, sözde sanatçısı aynı havada, komedyeni, şarkıcısı aynı hizada, iş adamı aynı üslupta, bunların güzel dedikleri ucubedir, bunların güzel dedikleri İstanbul’un uçurumudur. İstanbul’da bir lokma ekmek uğruna ömür tüketen insanlar için hayatın güzel olup olmadığını gelsinler onlara sorsunlar. Sabahın erken saatlerinden itibaren, İstanbul’da geçim kavgası veren, çileye göğüs geren mazlumlara baksınlar da ibret alsınlar. Adamlık öğrensinler, insanlık görsünler. Be alçaklar ihanetin neresi güzeldir, kötülüğün neresi güzel olacaktır” şeklinde konuştu.



“İBB BAŞKANLIĞI SEÇİMLERİ CUMHUR İTTİFAKININ ONUR MÜCADELESİ, TÜRKİYE’NİN BEKA MESELESİDİR”

Mağdur olanların İstanbullular olduğunu söyleyen Bahçeli, “CHP’nin adayı tutturmuş bir mağduriyet, sürekli konuşuyor, mağduriyet edebiyatına kanacak, sahte mağdur pozlarına inanacak asla yoktur. Çünkü hukuksuzluğun, usulsüzlüğün, yolsuzluğun mağduriyeti asla olamaz. Bir mağdur varsa o da İstanbul’dur, bir mağdur varsa o da 16 milyon İstanbulludur. Açık seçim söylemek lazımdır ki, 31 Martta sandığa gölge düşmüştür, milli iradeye leke sürülmüştür, PKK,FETÖ destekli karanlık eller devreye girmiştir. Kürt kökenli kardeşlerim inanıyorum ki bu oyuna gelmeyeceklerdir. Kökeni, yöresi, anasının dili ne olursa olsun İstanbul’da ekmeğinin peşinde olan hiçbir vatandaşın zilletin tuzağına kapılmayacaktır. İstismar çabaları dikiş tutmayacak, aldatma kampanyası bu defası sonuç vermeyecektir. Unutmayınız ki, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri aynı zamanda geleceğimizin seçimidir. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri Cumhur ittifakının onur mücadelesi, Türkiye’nin beka meselesidir. Bu aziz kenti hukuksuzluklara rehin bırakamayız. Bu aziz kenti ihanet senaryolarına sandık yolsuzluklarına kurban veremeyiz. 31 Martta İstanbul’un önünü kesilmek için hesap üzerine hesap yapılmıştı. İstanbullu kardeşlerimizin iradeleri gasp edilmek için tezgahlar kurulmuştu” ifadelerini kullandı.

“OY ÇALAN HER ŞEYİ ÇALAR, SANDIKTA HİLE YAPAN İSTANBUL’UN İSTİKBALİNİ KARARTIR”

Seçimde oy farklarına değinerek konuşmasını sürdüren Bahçeli, “Tüm sandıklar sayılmış olsaydı, bu farkın ortadan kalkacağı bir gerçekti. Bu hırsızlığı Kılıçdaroğlu niye görmemiştir, niye itiraf etmemiştir. Keyifleri yetti mi, hak hukuk, adalet, işlerine gelmedi mi ihanet, cinayet, vesayet, darbe. Hayatları yalan, siyasetleri riyadır. CHP genel başkanının aklı başında mıdır? Yoksa paraşütle gelip icazetli şekilde yürüttüğü görevi nihayetinde kendisini buhrana mı sürüklemiştir. Tutsak alındıysa, söylesin kurtaralım, tehdit altındaysa imdat desin yardımına koşalım. Aksi halde bilsin ki, ihanettedir, diptedir, tarihin karanlık sayfalarına adını şimdiden yazdırmıştır. Bize hodri meydan diyen yandan çarklı CHP sözcüsü neyin kafasını yaşamaktadır. Oy çalan her şeyi çalar, sandıkta hile yapan İstanbul’un istikbalini karartır. Oy hırsızlarını bulup adalete teslim etmek, en başta sorumlu makamda bulunanlar için namus ve haysiyet borcudur” dedi.



“YÜREĞİ YETİYORSA DOKUNULMAZLIĞININ KALDIRILMASI KONUSUNDA TBMM’YE MÜRACAAT ETSİNDE GÖRELİM”

Konuşmasının devamında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yüklenen Bahçeli, “Yüksek yargı hiç kimsenin arka bahçesi değildir. Yüksek yargı kimsenin oyuncağı olamayacaktır. Benim yargım senin hakimim, senin savcın diye bir şey olmaz olamaz. Türkiye’de hukukun üstünlüğü hakimdir. Açık oy gizli tasnif zilletin üzerinden on yıllar geçmiş, bu anti demokratik dönem kapanalı çok olmuştur. 6 Mayısta CHP’nin işine gelen bir karar çıksaydı, YSK’nın iyi olması Ankara’da hakimler var diye ortalığa dökülürlerdi. YSK’yı sivil darbe ile suçlamak, ihanetle yaftalamak, hukuk cinayeti işlemek demek ahlaksızlıktır, cezai sonucu olacaktır. YSK üyelerine çete, satılık adamdır iftirası büyük bir ithamdır. Kılıçdaroğlu anayasa ve yasaları çiğnemiştir. Bu şahıs kendine güveniyorsa, yüreği yetiyorsa dokunulmazlığının kaldırılması konusunda TBMM’ye müracaat etsinde görelim, anlını karışlayalım. O zaman geldiğinde dokunulmazlığın kaldırılmasına ilk oyu ben vermezsem namerdim. İşlemiş olduğu suçlardan dolayı da yargı önüne çıkmasına seve seve hizmet etmezsek, gök girsin kızıl çıksın” diye konuştu.

(Vedat Bayraktar /İHA)


ÇOK OKUNAN HABERLER

ANKET

Bağımsız Anket Bulunamadı !