Dündar, Gül Ve Berberoğlu'nun Yargılandığı Dava

Haber Tarihi : 09.05.2018 17:17:04 Eski Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, Ankara sorumlusu Erdem Gül ve CHP Milletvekili Enis Berberoğlu'nun 'silahlı terör örgütüne yardım etmek' suçundan yargılanmasına devam edildi Gazeteciler, milletvekilleri ve eski emniyet müdürlerinden oluşan 7 kişinin tanık olarak dinlenilmesinin beklendiği duruşma, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti başkanının izinli olması ve Berberoğlu'nun avukatının tanıkların bir sonraki duruşmada dinlenilmesini talep etmesi nedeniyle 18 Temmuz'a ertelendi CHP Milletvekili Özkan: 'Enis Berberoğlu'na böyle bir leke sürülemez. Sürülecekse herkes dönsün aynaya baksın diyorum. Bu durum yüreğimizi sızlatıyor. Onun Fetullahçı olmadığını biliyoruz ve buradan haykırıyoruz; Fetullah'ın itleri yıldıramaz bizleri'
A +   A -

Eski Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, gazetenin Ankara sorumlusu Erdem Gül ve CHP Milletvekili Enis Berberoğlu'nun, MİT tırlarının durdurulmasına ilişkin, "silahlı terör örgütü içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek" suçundan yargılanmasına devam edildi.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde kapalı yapılan altıncı duruşmaya, Maltepe Cezaevi'nde tutuklu bulunan Enis Berberoğlu ile tutuksuz sanık Erdem Gül katıldı. Yurtdışında olduğu gerekçesiyle başka bir dava kapsamında hakkında gıyabi tutuklama kararı verilen Can Dündar'ı ise avukatları temsil etti.

Duruşmada, celse arasında mahkemeye gelen belgelerin okunmasının ardından, tutuklu sanık Berberoğlu'nun avukatlarından Yiğit Acar'ın UYAP üzerinden gönderdiği tanık listesinin mahkeme dosyasına eklendiği bildirildi.

- Berberoğlu'nun tanık olarak gösterdiği 7 kişi

Söz alan Berberoğlu'nun avukatlarından Murat Ergün, 26 Mart 2018'de mahkemeye sunduğu tanık listesinde yer alan tanıklar CHP Genel Başkan Yardımcısı Tuncay Özkan, CHP Milletvekilleri Mustafa Balbay ve Dursun Çiçek, gazeteciler Vahap Munyar ve Ertuğrul Özkök, eski emniyet müdürleri Hanefi Avcı ve Sabri Uzun'un hazır olduklarını belirterek, mahkeme heyeti başkanının izinli olması nedeniyle tanıkların bir sonraki celsede, mahkeme heyeti başkanı görevindeyken dinlenilmesini talep etti.

Avukat Ergün, şunları söyledi:

"Mahkeme heyetinde arızi bir değişiklik olduğu ve mahkeme başkanının bu celse hazır olmadığını gördük. Esasa dair önemli açıklamalar yapacak olan tanıkların, mahkemenin müstemir yetkili başkanının hazır olacağı oturumda dinlenilmesinin uygun olacağı kanaatinde olduğumuzdan gelecek celse tanık dinletme hakkımız saklı kalmak kaydıyla tanıklarımızın bu celse dinlenilmemesini talep ediyoruz. Ayrıca halen İstanbul milletvekili olan müvekkilim, önümüzdeki seçimlerde milletvekili adayı olduğundan yeni duruşma tarihinin milletvekili seçimlerinden daha sonraki bir tarihe ertelenmesini talep ediyoruz."

Davaya ilişkin ara kararını açıklayan mahkemeye heyeti, heyette oluşan ani ve arızi değişiklik nedeniyle sanık avukatlarının gelecek duruşmada dinlenilmesine yönelik talebin kabulüne hükmederek, duruşmanın 18 Temmuz'a bırakılmasına karar verdi.

- Özkan: "Fetullah'ın itleri yıldıramaz bizleri"

Sanıklara destek için Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na gelen CHP Genel Başkan Yardımcısı Tuncay Özkan, CHP Milletvekilleri Barış Yarkadaş, Dursun Çiçek, Ali Özcan, Haluk Pekşen ve Sezgin Tanrıkulu ile CHP İstanbul İl Başkanlığı ve ilçe başkanlıkları üyelerinin katılımıyla duruşma öncesi basın açıklaması yapıldı.

Burada konuşan Tuncay Özkan, Berberoğlu'nun bir gazeteci, CHP İstanbul milletvekili olarak, hukuksuz, haksız ve delilsiz bir şekilde 330 gündür cezaevinde bulunduğunu savunarak, "Mahkeme Enis Berberoğlu'nu bu hukuk enkazının altında esir tutmaktadır. Bu kabul edilemez bir şeydir." dedi.

Berberoğlu'nun politik amaçlara, seçim çıkarlarına alet edilmeden özgürlüğüyle mutlaka buluşturulması gerektiğini söyleyen Özkan, şunları kaydetti:

"Ben ve diğer milletvekili arkadaşlarımız, 7 tane tanık hep beraber buraya geldik ve 'Enis Berberoğlu Fetullahçı değildir' diyeceğiz. Bu büyük bir utançtır. Enis Berberoğlu, bir Atatürkçüdür, bir devrimcidir. Bu ülkenin modernizmine, çağdaşlığına inanmış bir gazetecidir. Ona Fetullahçı yaftasını yapıştıran savcıları buradan lanetliyorum. Böyle bir davada böyle bir tanıklık yapmaktan dolayı, bu hukuk enkazının önünde, bu hukuk insanlarını protesto ediyorum. Bu büyük bir utançtır. Enis Berberoğlu'na böyle bir leke sürülemez. Sürülecekse herkes dönsün aynaya baksın diyorum. Bu durum yüreğimizi sızlatıyor. Onun Fetullahçı olmadığını biliyoruz ve buradan haykırıyoruz; Fetullah'ın itleri yıldıramaz bizleri. Bizim mücadelemiz dün başlamadı. Biz 80'li yıllardan itibaren bu tehlikeye hep işaret ettik ve biz Fetullah Gülen tehlikesinin her zaman karşısında olduk. Enis Berberoğlu da biz de dün olduğu gibi bugün de Fetullah'ın karşısındayız. Herkes dönse onun yanında olsa biz hep beraber yine onun karşısında yer alacağız."

- Davanın geçmişi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında eski Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül, "devletin gizli kalması gereken bilgilerini, siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek ve açıklamak" ile ''silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etmek" suçlarından tutuklanmıştı.

Başsavcılıkça hazırlanan iddianameyi kabul eden İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, yargılama sonunda Dündar ve Gül hakkındaki kararını, 6 Mayıs 2016'da açıklamış, "devletin gizli kalması gereken bilgilerini açıklama" suçundan Dündar'ı 5 yıl 10 ay, Gül'ü ise 5 yıl hapisle cezalandırmıştı.

Dündar ve Gül hakkında, "cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs" suçundan beraat hükmü kuran heyet, "silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım etmek" suçundan dosyayı ayırmıştı.

- Berberoğlu'na da yargılama

Yargılanma sürecinde Can Dündar'ın "bana görüntüleri solcu bir milletvekili verdi" şeklindeki açıklaması ve cezaevinde tutukluyken yazdığı "Tutuklandık" adlı kitaptaki bilgileri değerlendiren İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu, CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu hakkında soruşturma açmıştı.

Soruşturma sonucunda Berberoğlu hakkında, Adana ve Hatay'da yasa dışı yollarla durdurulan MİT tırlarının görüntülerini Can Dündar'a verdiği gerekçesiyle, "devletin gizli kalması gereken bilgi ve belgelerini askeri ve siyasal casusluk amacıyla temin etme" ve "Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) bilerek ve isteyerek yardım etme" suçlarından 30 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlanmıştı.

Sanık Berberoğlu'na açılan davanın 21 Eylül 2016 tarihli ilk duruşmasında, dosyanın aralarında hukuki ve fiili irtibat olduğu gerekçesiyle Dündar ve Gül'ün yargılandığı dava dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmişti.

Mahkeme heyeti, 14 Haziran 2017'deki duruşmada sanık Berberoğlu'nun, "devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklamak" suçundan 25 yıl hapis cezasına çarptırılması, öngörülen hapis cezası gereği tutuklanmasını kararlaştırmıştı. Berberoğlu'na, "örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek" suçundan açılan dava dosyası ise aynı suçtan yargılanan Dündar ve Gül'ün dava dosyasıyla birleştirilmişti.

Davanın 20 Aralık 2017'deki duruşmasında sunulan savcılık mütalaasında, sanıklar Dündar, Gül ve Berberoğlu'nun, "amaç ve eylem birliği ve bütünlüğü içinde, terör örgütünün hiyerarşisine dahil olmaksızın terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme" suçunu işledikleri belirtilerek, her birinin 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.