Berkin Elvan'ın Ölümüne İlişkin Dava

Haber Tarihi : 13.12.2017 14:34:57 Gezi Parkı odaklı olaylarda 16 Haziran 2013'te yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede 269 gün sonra 11 Mart 2014'te hayatını kaybeden Berkin Elvan'ın ölümüne ilişkin tutuksuz sanık polis memuru F.D'nin yargılanmasına devam edildi Mahkeme heyeti, o dönemde sanığın birlikte görev yaptığı Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde çalışan 20 polisin tanık olarak dinlenilmesine karar verdi
A +   A -

Gezi Parkı odaklı olaylarda 16 Haziran 2013'te yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede 269 gün sonra 11 Mart 2014'te hayatını kaybeden Berkin Elvan'ın ölümüne ilişkin tutuksuz sanık polis memuru F.D'nin yargılandığı davada, o dönem Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde görev yapan 20 polisin tanık olarak dinlenilmesine karar verildi.

İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuksuz sanık polis memuru F.D, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla Van Adliyesi'nden katıldı.

Berkin Elvan'ın annesi Gülsüm ve babası Sami Elvan ile kardeşleri Gamze ve Özge Elvan'ın müdahil olarak hazır bulunduğu duruşmayı, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da izledi.

Duruşmada, olaydan sonra Berkin Elvan'ın kaldırıldığı Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan iki sağlık çalışanı tanık olarak dinlendi.

Sağlık teknisyeni olduğunu söyleyen Cihan Gençoğlu, acil serviste çalışırken sabah 07.30 ile 08.00 arasında Berkin Elvan'ın sedyeyle acil olarak getirildiğini belirterek, "Travma denildi. Hızlıca tomografiye gönderildi. Beş dakikalık bir işlemim bile olmadı. Sedyenin üzerinde torpil olarak ifade edilen bir adet patlayıcı olduğu düşünülen maddeyi polis noktaya teslim ettim." dedi.

Ameliyathane hemşiresi Dilek Öztürk de Elvan'a ait eşyaların kendisine teslim edildiğini ifade ederek, eşya teslim formunu doldurduğunu söyledi.

Mahkeme Heyeti Başkanın "Formdaki 7 rakamında düzeltme var." sözleri üzerine Öztürk, "Düzeltmeyi ben yaptım. Hastanın bir cebinden 4, diğer cebinden ise 3 tane torpil çıktı. Toplam 7 olarak düzelttim." dedi.

Müdahil avukatı Can Atalay, 13 yaşındaki bir çocuğun üzerinden torpil ya da kız kaçıran çıkmasının davayla ilgisi olmadığını düşündüklerini söyledi.

Atalay daha sonra, sanık polisin Berkin Elvan'ın bulunduğu tarafa doğru gaz fişeğiyle ateş ettiği ana ilişkin görüntüleri duruşmada izletti.

- Anne Gülsüm Elvan fenalık geçirdi

Görüntüyü izlerken fenalaşan Berkin Elvan'ın annesi Gülsüm Elvan, yakınları tarafından kucakta taşınarak, duruşma salonundan çıkarıldı.

Atalay, orijinal görüntüler ve ulusal kriminal büronun görüntüleri ile geçen celse dosyaya gönderilen TÜBİTAK'ın iyileştirilmiş görüntüleri arasında 4 dakikalık bir fark olduğunu dile getirerek, bu bölümlerin de incelenmesi gerektiğini söyledi.

Müdahil avukatı Çiğdem Akbulut da görüntülerin ham halinin TÜBİTAK'ın iyileştirme yaptığı görüntülerden daha iyi olduğunu savunarak, şöyle devam etti:

"TÜBİTAK her bir videoyu fotoğraf haline getirmiş. 61 saniyelik videodan fotoğraf kareleri çıkarmış. Görüntülerin ham hali bunlardan daha net. Görüntülerde kolu sargılı olan sanık polis Berkin'in bulunduğu sokağa doğru atış yapıyor. İlk atışta Berkin'in düştüğü görünüyor. Başka bir polis de o sokağa doğru atış yapıyor. Berkin'in vurulduğu 18'inci saniyedeki birinci atış ile 36 saniye arasında aynı noktaya 5 gaz fişeği atışı yapılıyor. Bu şekilde Berkin'in düştükten sonra orada bulunanlar tarafından hastaneye götürülmesi engelleniyor. Berkin'in ölümünde aktif olan sadece kolu sargılı sanık değil. Aynı yere defalarca atış yapılarak oradan kaldırılması engellenmiştir."

Avukat Akbulut, sanık F.D'nin tutuklanmasını talep etti.

Mahkeme heyeti, o dönemde sanığın birlikte görev yaptığı Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde çalışan 20 polisin tanık olarak dinlenilmesine karar verdi.

Mahkeme, suçlamaya esas teşkil eden TOMA görüntüleri ile TÜBİTAK tarafından iyileştirme yapılmayan görüntünün saat 13.46.40 ile 13.47.00 arasındaki bölümün iyileştirilmesine, tamamlandıktan sonra da dosyanın Jandarma Kriminal Bürosu'na gönderilerek, TOMA ve kendileri tarafından yapılan iyileştirme görüntüleri, ulusal kriminal tarafından düzenlenen raporlar, TÜBİTAK'ın iyileştirme görüntüleri ile sanığa ait fotoğraf ve görüntülerin birlikte değerlendirilerek, olayın oluş ve gelişimi ile görüntülerdeki zet silahı kullanan kolluk görevlileri içerisinde sanığın olup olmadığı hususunda teşhis işlemi yaptırılmasına karar verdi.

Sanığın tutuklanması yönünde daha önce karar verildiğinden bu yönde yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığını kararlaştıran mahkeme, önümüzdeki celse teşhis yapılacağından sanığın görev yaptığı yerin mahkemesine talimat yazılmasını hükme bağladı.

Duruşma, 27 Şubat 2018'e ertelendi.

Duruşma sonrasında Elvan ailesi ve avukatları basın açıklaması yaptı. Berkin Elvan'ın babası Sami Elvan, sanığın tutuklanarak duruşma salonunda hazır edilmesini istediklerini belirterek, "Benim oğlum geri gelmeyecek. Yaptığım mücadele bütün çocuklara ait mücadeledir. Herkesin bu davaya el atması gerekiyor. Halkın parmağının bu davanın üstünde olması gerekiyor. Herkesin desteğine ihtiyacımız var." dedi.

Anne Gülsüm Elvan ise Filistin'deki 14 yaşındaki bir çocuğun İsrail askerleri arasında gözü kapalı olarak götürüldüğü fotoğrafı hatırlatarak, çocuklara uygulanan bu tür muamelelere karşı olduklarını söyledi.

- İddianameden

İddianamede, Gezi eylemcilerinin olay günü otoyolu kapattığı, bunun üzerine olay yerine giden polislerin gruptakileri dağıtarak yolu trafiğe tekrar açtığı anımsatılarak, dağıtılan eylemcilerin tekrar ara sokaklarda toplandığı ve polise mukavemette bulunduğu anlatılıyor.

Bunun üzerine polislerin tekrar eylemcilere müdahale ettiği, bu sırada kafasına gaz fişeği isabet eden Berkin Elvan'ın yaralanarak hastaneye kaldırıldığı ve tedavi gördüğü sırada hayatını kaybettiği kaydedilen iddianamede, raporlar ışığındaki delillere göre Elvan'ın başına gaz fişeği atan şahsın sanık polis memuru F.D. olduğunun tespit edildiği aktarılıyor.

İddianamede, sanık F.D'nin "olası kastla öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılması isteniyor.


ÇOK OKUNAN HABERLER

ANKET

Bağımsız Anket Bulunamadı !